Çocuklarda Kaygı Bozukluğu

Çocukluk, keşiflerin ve öğrenmelerin yoğun yaşandığı bir dönemdir. Ancak bazı çocuklar bu süreci, aşırı endişe, korku ve huzursuzlukla geçirebilir. Bu durum çoğu zaman kaygı bozukluğu olarak karşımıza çıkar. Çocuğunuzun yaşadığı kaygıları anlamak, erken fark etmek ve doğru şekilde destek olmak, hem duygusal gelişimini hem de sosyal hayatını olumlu yönde etkiler.

🔒 Gizlilik & Etik İlkeler
🎓 Çocuk Psikoloğu
🗓️ İlk Görüşme: Değerlendirme
Belirtiler kapak görseli

Belirtiler

  • Sık karın ağrısı, mide bulantısı veya baş ağrısı
  • Aşırı endişe, huzursuzluk; uykuya dalmada güçlük, kabuslar
  • Okula gitmeyi reddetme, ayrılık kaygısı
  • Sosyal ortamlardan kaçınma, içine kapanma
  • Küçük olaylara aşırı tepki
Kaygı nedenleri kapak görseli

Nedenler

  • Aile içi stres (boşanma, taşınma, ekonomik zorluklar)
  • Okul baskıları (sınav kaygısı, akran zorbalığı)
  • Mizaç (utangaçlık, mükemmeliyetçilik)
  • Travmatik yaşantılar (kayıp, hastalık, kaza)
  • Büyük şehir etkisi (İstanbul’da yoğun tempo)
Ne zaman destek alınmalı kapak görseli

Ne Zaman Destek?

  • Günlük yaşam zorlaşıyorsa
  • Okul başarısı belirgin düşüyorsa
  • Çocuk sosyal ortamlardan uzaklaşıyorsa
  • Fiziksel şikâyetler sık tekrarlanıyorsa
  • Aile içi huzur bozuluyorsa

Kaygı Bozukluğu Nedir?

Günlük hayatta hepimiz zaman zaman kaygı hissederiz. Yeni bir okula başlamak, sınava girmek ya da arkadaş ilişkilerinde sorun yaşamak gibi durumlarda çocukların endişe duyması normaldir. Ancak bu kaygılar sürekli hale geldiğinde, çocuğun yaşamını olumsuz etkilediğinde ve işlevselliğini bozduğunda bu durum kaygı bozukluğu olarak tanımlanır.

Çocuklarda görülen kaygı bozuklukları, onların oyun oynama, öğrenme, sosyal ilişkiler kurma gibi temel gelişim alanlarını da etkileyebilir.

Çocuklarda kaygı üzerine görsel

Kaygı Bozukluğu Belirtileri

Kaygı bozukluğu belirtileri, her çocukta farklı şekilde ortaya çıkabilir. En sık görülen işaretler şunlardır.

  • Sürekli endişe duyma
  • Anne babadan ayrılmakta zorlanma
  • Uyku problemleri
  • Karın ağrısı, mide bulantısı, baş ağrısı gibi fiziksel şikâyetler
  • Okula gitmek istememe
  • Dikkat dağınıklığı, derslerde odaklanma güçlüğü ve okul başarısında düşüş
  • Çabuk sinirlenme ve huzursuzluk

Bu belirtiler tek başına farklı sorunlardan kaynaklanabileceği için, profesyonel bir değerlendirme büyük önem taşır.

Stres ve Kaygı Bozukluğu Belirtileri

Çocuklarda stres ve kaygı bozukluğu belirtileri çoğu zaman birbirine karıştırılır. Stres, genellikle belirli bir olay ya da zorlayıcı durum karşısında ortaya çıkar. Kaygı bozukluğu ise, ortada belirgin bir tehdit yokken bile devam eden yoğun kaygı halidir. Çocuğunuz günlük yaşamda sürekli kaygılı görünüyorsa, bu durum sadece geçici bir stres değil, anksiyete bozukluğu olabilir.

Çocuklarda Kaygı Bozukluğu

Çocuklarda kaygı bozukluğu, özellikle okul öncesi ve ilkokul çağında sık karşılaşılan bir durumdur. Bu dönemde çocuk, ayrılma kaygısı yaşayabilir ya da sosyal ortamlarda kendini ifade etmekte zorlanabilir. Bazı çocuklarda bu durum, sosyal anksiyete nedir? sorusunun karşılığı olacak şekilde, arkadaşlarının yanında konuşamama, sınıfta cevap verememe veya toplum içinde aşırı çekingenlik olarak görülebilir.

Anksiyete Nedir?

Anksiyete, kişinin günlük yaşamını etkileyen yoğun endişe, korku ve huzursuzluk halidir. Çocuklarda da yetişkinlerde olduğu gibi farklı türlerde ortaya çıkabilir. “Yaygın anksiyete bozukluğu nedir?” sorusunun yanıtı; çocuğun günlük hayatın birçok alanında sürekli endişe duyması ve bu endişelerin uzun süre devam etmesidir.

Anksiyete Belirtileri Nelerdir?

Çocuklarda görülen anksiyete belirtileri şunları içerebilir:

  • Kalp çarpıntısı, nefes darlığı
  • Ellerinde titreme, terleme
  • Olayları sürekli kötü sonuçlarla hayal etme
  • Başarısızlık korkusu
  • Topluluk içinde konuşamama

Eğer “anksiyete belirtileri nelerdir?” diye araştırıyorsanız, bu işaretlere dikkat etmek çocuğunuzun ruhsal sağlığı için önemlidir.

Anksiyete Testi

Kaygının düzeyini anlamak için uzman psikologlar tarafından uygulanan anksiyete testleri, çocuğun yaşadığı kaygının boyutunu değerlendirmeye yardımcı olur. Ancak bu testler tek başına tanı koymak için değil, klinik değerlendirmeyi desteklemek amacıyla kullanılır.

Kaygı Bozukluğu Neden Olur?

Çocuklarda kaygı bozukluğunun tek bir nedeni yoktur. Genetik faktörler, aile içi ilişkiler, okul yaşantısı, travmatik deneyimler ya da çocuğun mizacı bu duruma katkıda bulunabilir. Örneğin, aşırı koruyucu ebeveyn tutumları ya da yoğun eleştirel bir ortam da kaygıyı artırabilir.

Kaygı Bozukluğu Nasıl Geçer?

Kaygı bozukluğu kendi kendine geçmeyebilir; ancak doğru terapi yöntemleriyle büyük ölçüde iyileşme sağlanabilir. Bilişsel davranışçı terapi gibi yöntemler, çocuğun kaygılarıyla baş etmesine yardımcı olur. Bazı durumlarda kaygı bozukluğu ilaçları da tedaviye eklenebilir; fakat bu sadece uzman psikiyatristin değerlendirmesiyle mümkündür. Ailelerin kendi başına ilaç kullanımı denemesi önerilmez.

Kaygı Bozukluğu Tedavisi

Tedavi, çocuğun yaşına, belirtilerine ve ihtiyaçlarına göre planlanır. Terapi sürecinde çocuğa kaygılarını tanıma, düşüncelerini yönetme ve başa çıkma becerileri kazandırılır. Ebeveynlerin de sürece aktif olarak katılması tedavinin başarısını artırır.

Anksiyete Nasıl Geçer?

Erken müdahale ve profesyonel destekle mümkündür. Çocukların duygularını ifade etmesine fırsat tanımak, güvenli bir ortam sunmak ve gerektiğinde psikolojik destek almak süreci kolaylaştırır.

Ailelerin En Çok Merak Ettikleri

1Çocuğumun Psikoloğa Gitmesi Gerektiğini Nasıl Anlarım?
Her çocuk zaman zaman zorlayıcı davranışlar gösterebilir. Ancak bu durum uzun süre devam ediyor, çocuğunuzun günlük yaşamını, okul başarısını ya da sosyal ilişkilerini olumsuz etkiliyorsa bir uzmandan destek almak faydalı olur. Örneğin; sık öfke nöbetleri, içine kapanma, yoğun kaygı, kardeş kıskançlığı, dikkat sorunları, alt ıslatma, tırnak yeme veya tikler gibi durumlar uzman desteğinin gerekli olduğuna işaret edebilir.
2Seanslar Ne Kadar Sürüyor?
Seanslar genellikle 45–50 dakika sürmektedir. Bu süre, çocuğun yaşına, dikkat süresine ve görüşmenin içeriğine göre esneklik gösterebilir. İlk görüşmelerde aile ile birlikte değerlendirme yapılabileceği için süre biraz daha farklılık gösterebilir. Düzenli seanslarda ise çocuğun dikkatini kaybetmeden verimli bir süreç sağlamak adına 45–50 dakika en uygun zamandır.
3Kaç Seans Gerekir?
Destek sürecinde seans sayısı çocuğun yaşadığı sorunun türüne, derinliğine ve kullanılan yaklaşıma göre değişiklik gösterebilir. Bazı durumlarda 8–12 seans yeterli olabilirken, daha kapsamlı sorunlarda süreç 24 seansa kadar uzayabilir. Travma gibi derin etkiler söz konusu olduğunda ise daha uzun süreli görüşmeler gerekebilir. Seansların düzenli şekilde devam etmesi sürecin verimini artırır.
4İlk Görüşmede Neler Yapılır?
İlk görüşme genellikle ebeveynlerle yapılır. Bu görüşmede çocuğun gelişim öyküsü, yaşadığı zorluklar ve ailenin beklentileri detaylı şekilde ele alınır. Ardından sürecin nasıl ilerleyeceği hakkında bilgi verilir ve aile ile birlikte sürecin hedefleri belirlenir. Sonraki seanslarda çocukla tanışma görüşmeleri yapılır. Bu görüşmelerde güven ortamı oluşturulur ve çocuğun kendini ifade etmesi desteklenir.
5Çocuğum Görüşmelere Gelmek İstemezse Ne Olur?
Bazı çocuklar ilk başta yeni bir ortama girmekte ya da tanımadığı bir uzmanla görüşmekte çekingen davranabilir. Bu durum doğaldır. Görüşmelerde oyun, resim, hikâye ve yaratıcı etkinlikler kullanılarak çocuk için güvenli, samimi ve destekleyici bir ortam oluşturulur. Gerekirse ilk seanslarda ebeveynin kısa süreli katılımı da sağlanabilir.
6Aileler de Görüşmelere Katılıyor Mu?
Süreç yalnızca çocukla sınırlı değildir; aile iş birliği önemlidir. Düzenli aralıklarla aile görüşmeleri yapılarak seanslardaki ilerleme paylaşılır ve evde uygulanabilecek öneriler verilir.
7Online Görüşme Mümkün Mü?
Çocuklarla çalışmalar tercihen yüz yüze yürütülür; ancak ebeveyn görüşmeleri hem online hem de yüz yüze yapılabilir.

Çocuğunuz için ilk adımı atmak ister misiniz?

Bizimle İletişime Geç